
2 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, işe başlama eğitimi, temel eğitim süresi, uzaktan İSG eğitimi ve İSG eğitim belgelendirmesi alanlarında işverenlere daha açık yükümlülükler getiriyor. Yönetmelik; işe başlamadan önce yüz yüze eğitim, tehlike sınıfına göre asgari ders saatleri, sınav ve belgelendirme kuralları ile eski eğitimlerin geçerliliğine ilişkin geçiş hükümlerini ayrıntılı biçimde düzenliyor.
Yeni yönetmeliğin temel amacı, çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin usul ve esaslarını yeniden belirlemek. Düzenleme, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işyerlerini ve bu eğitimleri verecek kişi, kurum ve kuruluşları kapsıyor. Böylece hem işverenin eğitim planlama ve uygulatma sorumluluğu hem de çalışanın eğitime katılma yükümlülüğü daha net bir çerçeveye bağlanmış oldu.
Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri işe başlama eğitimi oldu. Buna göre çırak ve stajyerler dahil tüm çalışanlar, fiilen işe başlamadan önce eğitim almak zorunda. Bu eğitim; çalışanın yapacağı iş, kullanacağı ekipman, çalışma ortamından kaynaklanan riskler ve işyerine özgü tedbirleri kapsayacak, uygulamalı ve yüz yüze verilecek. Ayrıca her çalışan için en az 2 saat sürecek ve tutanakla kayıt altına alınarak özlük dosyasında saklanacak.
Temel eğitim süresi ise işyerinin tehlike sınıfına göre belirlendi. Az tehlikeli işyerlerinde en az 8 ders saati, tehlikeli işyerlerinde en az 12 ders saati, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az 16 ders saati eğitim verilmesi zorunlu. Yönetmelik ayrıca bu eğitimlerin çalışanın işe başlamasından sonra en kısa sürede tamamlanmasını, ancak her hâlükârda 3 ayı aşmamasını öngörüyor. Bu yönüyle yeni metin, süre ve zamanlama bakımından işverenlerin takibini sıkılaştırıyor.
Yeni yönetmelikte uzaktan İSG eğitimi de açık şekilde düzenlenmiş durumda. Ek-1’deki birinci, ikinci ve üçüncü konu başlıkları tüm işyerlerinde uzaktan, yüz yüze veya karma şekilde verilebiliyor. Ancak dördüncü konu başlığı az tehlikeli işyerlerinde uzaktan veya karma verilebilirken, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde mutlaka yüz yüze verilmek zorunda. Ayrıca uzaktan eğitim sisteminin giriş-çıkış kayıtlarını, tamamlama oranlarını ve ölçme-değerlendirme sonuçlarını izleyip raporlayabilmesi gerekiyor; ileri sarma veya eğitimi verimsizleştiren uygulamaların da önlenmesi şart koşuluyor.
Yönetmelik, eğitimlerin sadece verilmesini değil, etkinliğinin ölçülmesini de zorunlu tutuyor. Temel eğitimin sonunda ölçme ve değerlendirme yapılacak; sınavda 100 üzerinden en az 60 puan alanlar başarılı sayılacak. İlk sınavda başarısız olanlar en fazla iki kez daha sınava girebilecek, yine başarısız olunması halinde temel eğitimin yeniden alınması gerekecek. Bu yaklaşım, İSG eğitim belgelendirmesi ve içerik kalitesinin şekli değil sonuç odaklı denetleneceğini gösteriyor.
İşveren yönünden bakıldığında düzenleme önemli sorumluluklar yüklüyor. İşveren; yıllık eğitim programını hazırlamak, uygun yer ve araçları sağlamak, çalışan katılımını kayıt altına almak, belgeleri düzenlemek, değişen risklere göre eğitimleri yenilemek ve eğitim maliyetini çalışana yansıtmamak zorunda. Üstelik eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılıyor; haftalık süreyi aşan kısmın fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Tekrar periyotları da açık biçimde belirlenmiş durumda. Çok tehlikeli işyerlerinde eğitim yılda en az bir kez, tehlikeli işyerlerinde iki yılda en az bir kez, az tehlikeli işyerlerinde ise üç yılda en az bir kez tekrarlanacak. Ancak çalışma yeri veya işin değişmesi, ekipman değişikliği ya da yeni teknoloji uygulanması gibi durumlarda bu süreler beklenmeden ilave eğitim verilmesi zorunlu.
Özel durumlara ilişkin hükümler de dikkat çekiyor. Altı aydan fazla işten uzak kalanlara işe dönüşten önce bilgi yenileme eğitimi verilmesi gerekiyor. İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışanlara da işe dönmeden önce kazanın sebepleri, korunma yöntemleri ve güvenli çalışma usulleri hakkında ilave eğitim şartı getiriliyor. Genç, yaşlı, engelli, gebe ve emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar için de ihtiyaçlarına uygun eğitim verilmesi öngörülüyor.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunan işyerlerinde her işveren kendi çalışanının eğitiminden sorumlu olmaya devam ediyor. Ancak asıl işveren, alt işveren çalışanlarının eğitim belgelerini kontrol etmek ve işe başlamadan önce işyerine özgü riskler hakkında bilgi vermekle de yükümlü tutuluyor. Geçici iş ilişkisinde ise geçici iş ilişkisi kurulan işverenin gerekli İSG eğitimini sağlaması gerekiyor.
Geçiş hükümleri bakımından da önemli bir rahatlatıcı düzenleme var. Yönetmelik, daha önce yürürlükte olan 2013 tarihli düzenlemeyi kaldırıyor; ancak bu eski yönetmelik kapsamında verilmiş eğitim ve bilgilendirmeleri geçerli sayıyor. Eski dönemde düzenlenmiş temel eğitim belgeleri de yeni yönetmelikteki tekrar süreleri boyunca geçerliliğini koruyacak. Buna karşılık daha önce verilmiş fakat belgelendirilememiş eğitim ve bilgilendirmelerin, yeni yönetmeliğin yayımından itibaren 1 ay içinde belgelendirilmesi gerekiyor. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş durumda.
Mevzuatın kısa analizi
Bu düzenleme, özellikle üç noktada öne çıkıyor. Birincisi, işe başlama eğitimi artık daha görünür ve ayrı bir zorunluluk olarak öne çıkarılıyor. İkincisi, uzaktan İSG eğitimi için teknik ve kayıt şartları açıkça yazılarak denetlenebilirlik artırılıyor. Üçüncüsü ise eğitimlerin sadece verilmesi değil, sınav, başarı ölçütü, belge düzeni ve özlük dosyası saklama yükümlülüğüyle birlikte bütünlüklü bir uyum sistemi kuruluyor. Bu nedenle işverenlerin yalnızca eğitim vermesi değil, eğitim altyapısını, kayıt düzenini ve tekrar takvimini de güncellemesi gerekecek.
Eğitim konuları için Ek.teki dosyayı inceleyebilirsiniz.
Detaylı bilgi için